25 Ağustos 2007, 15:28:59
TEMEL VE DURSUN FIKRALARI
BAŞHEKİM TEMEL
Bizim Temel akıl hastanesinde başhekimdir. Bir gün Bakanlık Müsteşarı hastaneyi ziyaret eder. Camdan bahçeye bakarken delilerin yüksek bir yerden havuza atladığını görür ve Başhekim Temel?e:
-Bravo... Çok mükemmel. Hastaların sosyal faaliyetlerini düşünmüşsünüz... Bunun için sizi tebrik ediyorum der.
Temel?in koltukları kabarır:
-Sayin Musteşarum siz esas o havuzi bi da su doldurduğumuz zaman görün ne sevineyi zavallılar.
Müsteşarın tepesi atar. Temel durumu idare etmeye çalışır:
-Su koysak da fark etmez, onlar yüzme bilmeyi ki...
________________________________________
İŞARET
Temel ile Dursun can sıkıntısından bir kayık kiralarlar. Balık avlamaya çıkarlar... Bir zaman kürek çekerek açılırlar, derken hazırlıklar biter, oltaları denize atarlar... Atar atmaz balıklar da oltaya takılmaya başlar. Temel ile Durgun?un keyifleri yerindedir...
Temel Durgun?a:
-Ula Dursun haburiya bi işaret kuyalum yarun burayi bulmamuz kolay olur...
Derken sahile dönerler, kayıktan inerken Temel Dursun?a gene sorar:
-Ula Dursun işaret koymayi unutmadun değil mi?
Dursun:
-Ula hiç unutur miyum, işaret tamam...
-Nasi işaret koydun?
Dursun:
-Bağa soracağuna kayuğun ucina bak... Çarpi koydum.
Temel sinirlenir:
-Ula o işareti denize yapacağidun kayuğa değil... Ayni kayuğu başkasi kiralarsa gitti baluklar...
________________________________________
OTELCİ
Otelci Temel?in kapısını bir gece bir İspanyol asilzadesi çalmış.
-Boş odanız var mı?
-Kimsunuz?
-Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.
-Haa, pu kadar uşağu alacak yerum yok!
________________________________________
Temel ile Dursun iki katlı otobüsle seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki Dursun'u aradı: - "Tursun, orada durum nasıl?" - "Hüç... Bizim şoför uyumuş, otobüs öylece gidiyor." Temel: - "O da bir şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs şoförsüz gidiyor."
temel'in askerlik yaptığıbir dönemde eşi fadime ona mektup göndermiş mektupta:
''ula temel tarlaların ekilme vakti geldi tarlayı ben nasıl kazayım''
temel'de biraz uyanıklık etmiş ve cevap olarak:
''fadime tarlayı sakın ha kazma demiş ben askere gitmeden önce bizim tarlaya silahları gömmüştüm'' demiş.
tabi bu mektup daha fadimeye gitmeden komutan bu mektubu okumuş.
sonrada temel 'in tarlasına askerleri göndermiş tarladaki silahları almak için askerler aramışlar taramışlar hiç bişey bulamamışlar.
1 kaç gün sonra temel başka bir mektup göndermiş:
ula fadime tarlan iyi kazıldımı demiş :)